 |
Şairimiz
diyor ki...
VURDULAR BENİ
Adım benim
Adımın düşmanları
Adımdan beni
Alnım benim
Alnımın düşmanları
Dumanlı dağlar gibi
alnımdan beni
İlk ateşi
yakanlardan gelirim
Taşlara can
verenlerden
Demiri ve bakırı
işleyenlerden
Ellerim benim
Ellerimin
düşmanları
Ellerimden beni
Kanaya kanaya
fabrikalarda
Kanaya kanaya kömür
ocaklarında
Türküm benim
Türkümün düşmanları
Türkümden beni
Vurdular beni!
Biz de diyoruz
ki:
Kıldan ince
kılıçtan keskince
Demirden pek gülden
narince
Dilim benim
Dilimin düşmanları
İlle de dilimden -
bilimden beni
Vurdular,
kırdılar beni.
Öyleyse TÜRKÇE
TÜRKÇE düşelim yollara yollara..
Çünkü
Vurdular mı
dilimden beni
böler alırlar
elimden ülkemi.
Çünkü Türkçe
Türkiye’dir. Türkiye Türkçe.
Onda doğar, onla
duyar düşünür
Onla anlar, onla
anlaşır paylaşır
Sever sevişir,
BİRLEŞİR güçleniriz.
Öyleyse yine
şairimizin dediği gibi:
En azından üç dil
bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz
gideceksin
En azından üç dil
bileceksin
En azından üç dilde
düşünüp rüya göreceksin
En azından üç dil:
Biri ana dilin
Elin ayağın kadar
senin
Ana sütü gibi tatlı
Ana sütü gibi
bedava
Nenniler, masallar,
küfürler de caba.
Ötekiler yedi
kat yabancı
Öyleyse
arayacağız ve diyeceğiz ki
“Türkçe’yi:
Konuşma dili
olarak şarkı türkü söyler gibi
Yazı dili
olarak hatasız kullanabilen
Sanat dili
olarak, güzelliğine güzellikler katabilen,
Bilim dili
olarak, gelişmesine baş koyabilen
Yurdum insanı
sevdalılar aranıyor !..
Kendine,
yurduna, ulusuna güvenen
Türkçe’yi
onuru övüncü bilenler birleşin
bu sevdayı
yaşatın.
Türkçe’mize
sahip olalım ki
Sahibimiz
olmasın.”
|
|
|
 |